2014-2015 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
2014-2015 etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

12 Haziran 2015 Cuma

2015 / 2016 Formalarımız

Okumaya üşenenler için über özet: Formalar geçen seneden daha iyi, bir önceki seneden ise daha kötü. Aşağıda görsellerle nasıl daha iyi olabileceğini anlattım. (Çok yaşa photoshop)

---


Beşiktaş bu sene adeti olmayan bir hareket yaptı ve 12 Haziran itibariyle yeni sezonda giyilecek formaları tanıttı. Genelde üç büyükler arasında formayı en son açıklayan takım olduğu, bunu da Temmuz sonu / Ağustos başı gibi yaptığı için erken gelen formalar bizim için de hoş bir sürpriz oldu. Bu sezonun formalarını incelemeden önce artık blogda adet olduğu üzere (senede 1 tane post giriyoruz, o da bu işte) 2014/2015'de giyilen formaları inceleyelim.

Daha önceki incelemeler:
2012/2013
2013/2014



Görüldüğü üzere Beşiktaş geçtiğimiz sezon forma geleneği açısından ortalama / ortalamanın üzeri arasında bir sezon geçirdi. Sevindirici olan şey, iç sahada tek maçlık garip bir istisna dışında hep beyaz formanın giyilmesiydi. Sadece Kasımpaşa maçında anlamsız bir şekilde kırmızı forma giyildi. Herhalde "ya bizim böyle bir formamız vardı" diye o günlük böyle bir değişikliğe gittiler.

Yanlış olansa beyaz formanın altına giyilen beyaz şorttu. Daha önceki forma kültürü yazımda beyaz forma / siyah şort konusuna epey değinmiştim zaten, bu sezonun başında da federasyona verilen listede iç saha kombinasyonu doğru bir şekilde beyaz forma / siyah şort olarak görünüyordu [link]. Hatta "beyaz forma / beyaz şort" "dış saha #2" olarak yazılmıştı. Fakat bilemediğim bir sebepten dolayı iç sahada ağırlıklı olarak beyaz şort giydik. Bu geçen senenin yanlış yapılan uygulamalarından biriydi.

Avrupa'da ise şaşırtıcı derecede istikrarlıydık.


O kadar istikrarlıydık ki, içerideki Partizan maçı olmasa UEFA'nın daha önceden bildirilen formaları bize zorla giydirdiğini düşüneceğim. Neden bir tarafta doğru yapılıyorken öbür tarafta keyfi bir uygulama sürüyor anlamak mümkün değil. Yine de forma açısından kabus gibi geçen 2012/2013 sezonundan sonra bu sezon, forma açısından başarılı sayılabilecek şekilde geçti. İçerideki 17 maçta da beyaz forma / siyah şort ile çıkacağımız bir sezonun hayaliyle bu konuyu kapıyor, yeni formalara geçiyorum.



Daha büyük görselleri şuradan bulabilirsiniz: [Link]

İlk dikkati çeken şey çubuklu formanın geri dönmüş olması, geçen sene çubuklu çıkmayınca bazı taraftarlar tepki vermişti fakat bir senelik ara bence büyük sorun değildi. Nitekim Adidas'ın yıllardır bize düzgün bir çubuklu forma yapamadığını düşünürsek son derece kabul edilebilir bir araydı. Bu sene çubuklu geri dönünce Adidas cephesinde hiçbir şeyin değişmediğini de görmüş olduk, çubuklu malesef yine kötü. Ama oraya girmeden önce beyaz formayla başlayalım.

Adidas geçen sene Vodafone uğruna her formaya soktuğu kırmızı renkten dolayı epey tepki almış olacak ki, bu seneki formaların lansmanını #başkarenkyok hashtag'iyle yaptı. Bu değişimden en olumlu etkilenen de şüphesiz beyaz forma oldu. Göğsündeki anlamsız kalın şeritleriyle ve yoğun kırmızı kullanımıyla geçen senenin en başarısızı olan beyaz forma bu sene epey toplamış. Düğmeli yakası ve abartılmamış siyah detaylarıyla zarif bir forma olmuş, siyah şortun üzerinde son derece güzel duracağını tahmin ediyorum. Fakat gel gelelim geçen senenin problem çocuğu Vodafone bu sene de ortaya çıkmış. Vodafone yazısının kırmızı olması yetmiyormuş gibi, bir de beyaz logoyu göstermek için altına son derece kaba bir gölge atılmış. Formanın orta yerinde lönk diye duruyor, tüm o zarifliği alıp götürüyor. Peki ne yapılmalıydı? 2000'lerin başındaki Manchester United formalarında olduğu gibi Vodafone logosu tek renk ve siyah olarak kullanılmalıydı.



Siyah forma yine bu senenin uzak ara en iyi forması olarak görünüyor. Yakasındaki detaydan tam emin değilim, ama yine de benim bu sene alacağım forma siyah olacaktır.

Gelelim çubukluya... En son ne zaman güzel bir Adidas çubuklusu gördüğümü hatırlamıyorum, ama kötülerin de kötüleri hep bize yapılıyor. Mesela yıllarca Fenerbahçe'nin çubuklusunun arkasında da çubuklar bir şekilde görünürken bize hep dümdüz sırtlar bastılar. En sonunda bizi düzelteceklerine Fener'i bozdular, geçen sene o güzelim reklamsız formanın arkasını dümdüz yaptılar.

Bu sene, sonunda çubukları arkaya taşımaya çalışmışlar, fakat hiç anlayamadığım işler yapmışlar. Arkada, en dıştaki beyaz çubuklar aniden kesiliyor, sanki baskı hatası gibi incecik kalmışlar. Uzaktan bakınca formanın kıçında leke olmuş da, başka bir çubuklu formadan bir parçayı oraya dikmişler gibi duruyor. Neden, nasıl kim böyle bir karar aldı aklım hayalim almıyor. Bu orijinal hatanın yanında Adidas'ın yıllardır bıkmadan tekrarladığı hatalar da var tabi. Çubukların kollarda devam etmemesi bunlardan en belirgini, sadece göğüs kısmına çubuk yapınca çubuklu forma olmuyor. Hadi Nike falan bu işi doğru yapıyor, onlara bakmıyorsunuz, gidip 90'ların Adidas formalarına da mı bakmıyorsunuz anlamıyorum ki...

Bir de göğüs reklamı konusu var. Kollara, sırta o çubukları asla uzatmayan Adidas konu göğüs reklamına gelince çubukların bütünlüğünü vatanın bütünlüğü gibi savunuyor. Israrla oraya reklam için kutu açmıyor, ondan sonra gelsin konturlar, gölgeler, farklı renkler, ıvırlar zıvırlar. Halbuki açın basit bir kutu, tek renk reklam da oraya basit bir şekilde girsin.

Bazen çok detay konulara girdiğimin farkındayım, yazıyı okuyan sayılı insanın kafasında da "artık bunların da ne önemi var lan" gibi bir fikir oluştuğunu tahmin ediyorum. Lakin önemliler, bunu kanıtlamak için de sizlere birkaç görsel hazırladım. Bunlar kesinlikle benim forma tasarımlarım değil, mevcut tasarımları kurtarmak için neler yapabileceğimizi görmek için son derece hızlıca hazırladığım birkaç çalışma. Birçok girebilecğim konuya da girmedim (mesela tüm formaların ensesinde yazan o çirkin Beşiktaş yazısı, o nedir abi ya?), minimum doknuşla en iyi sonucu elde etmeye çalıştım.

Soldakiler orijinal formalar, sağdakiler benim çalışmalarım.







Siyah formaya hiç dokunmadım, Vodafone logosunu tamamen beyaz yapabilirdim ama o kadar kırmızı kullanımı da dünyanın sonu değil. Beyaz formada tek yaptığım Vodafone logosunu yukarıda örnek verdiğim Manchester logosu gibi tek renk kullanmak. En çok işlemi çubukluda yaptım, Vodafone logosunu tek renk ve pencere içinde kullandım. Çubukları da kollarda ve yanlarda devam ettirdiğim. Dediğim gibi 1 saat içinde hızlıca yapılmış çalışmalar, ama ona rağmen net bir fark olduğunu düşünüyorum.

Sonuç olarak, geçen seneyle kıyaslarsak:
- Beyaz forma kesinlikle daha iyi.
- Geçen seneki siyah forma aslında daha karizmatik duruyordu, fakat Milan forması gibiydi. Bu seneki de ona son derece yakın kalitede, ama siyah-beyaz olduğu için oyum bu seneye.
- Çubuklu forma yine kötü yine kötü. Geçen sene çubuklu yoktu ama bir önceki 2013/2014 çubuklusu kesinlikle bundan daha iyiydi. Geçen seneki kırmızı forma da son derece derli toplu bir formaydı.

Son karar: 2014 > 2016 > 2015

18 Temmuz 2014 Cuma

2014 / 2015 Formalarımız

Aslında bu yazıyı yazmak hiç içimden gelmiyor. Önder Özen'e yapılanlar ve istifa "ettirilmesi"nden sonra ne Beşiktaş, ne de futbol konuşmak istiyorum. Fakat forma kültürü üzerine bu blogda bir takım yazılar yazdık, gerekli bilinci oluşturmak için o istikrarı korumak önemli. O yüzden elimden geldiğince birşeyler karalamaya çalışacağım. Sevgili Önder Özen'i ise bence malesef çok arayacağız, kendisinin ayrılması ile ilgili daha detaylı görüşlerim şurada: https://eksisozluk.com/entry/44238631

Geçen sene başında 2012/2013 formalarımız ve forma kültürü üzerine uzunca bir yazı yazmıştım (link), lafa oradan başlamak en doğrusu gibi geliyor. Orada Beşiktaş'ın sezon boyunca giydiği formaları sıralayınca şu manzara ortaya çıkıyordu.



İç saha forması diye birşeyin olmadığı, "uğur" kavramının forma kültürünün önüne geçtiği bu garip düzene o zaman baya giydirmiştik zaten. 2013/2014 sezonunun tablosuna bakınca ise çok daha güzel bir manzara ile karşılaşıyoruz.



Sezon başındaki ilk iç saha maçında formayı tanıtma amacıyla siyah forma giyilmişti. O zaman bundan pek hoşlanmayıp yine aynı tutarsızlığın habercisi olacağından korkmuştum, ne mutlu ki beni yanılttılar. O maçtan sonra içeride sadece 1 kere siyah forma giyildi, o da Soma faciasından sonra yas sebebiyle giyilen Gençlerbirliği maçı. İçerideki kalan 15 maçın 13'ünde iç saha 1. forması giyildi. Kalan 2 maçta ise iç saha #2. Kayserispor maçında Kayseri tamamen düz sarı formayla sahaya çıkmış, bu Beşiktaş'ı iç saha 2'ye zorlamış olabilir. Fakat Antalya maçında Antalya tamamen düz kırmızı forma giymiş, bizim neden iç saha 2'yi tercih ettiğimizi çıkaramadım. Yine de geçen seneden sonra böyle bir performansı öpüp başıma koyarım. Bu sene 17'de 17 yapma umuduyla.

Geçen seneden dikkat çeken bir başka nokta ise 3. formanın (gri) ligde hiç giyilmemiş olması. Zaten çubuklu veya siyah formaların uygun olmayıp grinin uygun olacağı bir durumla karşılaşmak epey zor olacağından, aslında çok da sürpriz bir sonuç değil.

Gelelim bu senenin formalarına:





Forma geleneği bakımından bakarsak beyaz formanın geri dönmesi ve siyah şort / beyaz tozluk ile kullanılıyor olması çok doğru ve önemli adımlar. Yine geçen sene yapılan yanlışlardan devam edersek, Beşiktaş ambleminin küçültülüp forma ile orantılı bir boyuta indirgenmiş olması yine çok sevindirici bir gelişme. Açıkçası bu konunun kalıcı olmasından baya endişe ediyordum, epey rahatladım.

Fakat tasarım açısından bir takım sıkıntılar var, bunların en büyüğü Vodafone reklamı ve onla beraber heryere giren kırmızı renk. Vodafone'un logosundaki kırmızıda ısrar etmesinden ve tasarımları bozmasından endişe ediyordum. Görünen odur ki gerçekten ısrar etmişler, tasarımcı arkadaşlar ise bunun göze batmasını engellemek için formaya kırmızı detaylar yedirmeye çalışmışlar, fakat sonuçlar bence çok arzu edildiği gibi olmamış.

Kırmızı forma en risksiz olanı, kumaştaki detaylar zarif, formaya az da olsa zenginlik katıyor. Tanıtım metninde o desen yine Baba Hakkı'ya bağlanmış. 2009/10 sezonundaki, Bayern München'dan çaktıkları o rezil baklavalı formayı utanmadan Baba Hakkı'ya bağlamalarından sonra epey sinirlenmiştim. Ama bu sefer hakikaten Baba Hakkı'nın süveterinin desenini almışlar gibi duruyor, o yüzden en azından çabayı takdir ediyorum. Formada genel olarak gereksiz numaralar yapılmamış ve sade bir sonuç elde edilmiş. İki sene önceki kırmızı forma çılgınlığından dolayı kendisine mesafeli olsam da kötü diyebileceğim bir forma kesinlikle değil.

Siyah forma bu sene de yine en beğendiğim forma oldu, ama bu kesinlikle sorunsuz olduğu anlamına gelmiyor. Yine Vodafone logosunu yedirmek için kırmızı çizgiler tercih edilmiş ve ortaya Milan forması tadında bir forma çıkmış (buraya döneceğim). Lyon formasının üzerinden hazırlanan görsele (link) bakınca kırmızı yerine beyaz tercih edilmesi durumunda ne kadar daha etkileyici bir forma çıkacağını görebiliyoruz. En azından Beşiktaş formasına benzeyen bir forma olurmuş. Formadaki tüy desenini ne beğendim ne beğenmedim, olmasa da benim için olurmuş. Fakat bu forma ile kullanılan tozluk çok yanlış bir tercih. Her yere kırmızı koyduktan sonra beyazı o kadar alakasız bir yere, hem de o kadar yoğun bir şekilde sokmak son derece göze batmış. Diğer formalardaki gibi sade bir tozluk seçimi çok daha güzel olacaktır.

Gelelim beyaz formaya, en büyük sorun malesef burada. Logoyu tek renk (siyah) yapmak yerine şunların tercih ediliyor olması içimi acıtıyor. Niye o kadar büyük kırmızı bir şerit var? Hadi onun içine logoyu koydun, niye üzerinde aynı bodozlukta siyah bir şerit var? Bari altlı üstlü iki ince siyah şerit çekseydiniz de Vodafone reklamı öyle emanet durmasaydı? Şöyle zarif bir beyaz formamız olmamasını bırakın, üç formayı toplayınca bu sene siyah/beyaz formamız da yok. Kırmızı asla siyah veya beyaza "destek" rengi konumunda değil, ya ana renk ya da yan renk. Biraz yukarıda Milan formalarına benzemiş yazmıştım, bunu formaları ilk gördüğümde de düşünmüştüm, daha sonra şu görsel geldi:


Kaynak: https://twitter.com/ed_dzeko_11/status/488985111858532352/photo/1

"Aha oradan çalmışsınız" demeyeceğim, zaten Adidas'ın belirli kalıplar üzerinden gittiğini biliyoruz, yukarıda da Lyon kalıbından bahsettik. Geçen sene 110. yıl olduğu için bize özel ilgi gösterdiklerini, bu sene onun olmayacağını da biliyorduk. Ama bu formalar kırmızı / siyah renklere sahip bir takım için hazırlanmış arkadaş, onu siyah / beyaz renkli bir takıma uygularken biraz efor sarfetmeniz gerekiyor, aksi takdirde ortaya çıkan sonuç böyle göze batıyor.

Bir de bütünlük konusu var, her formada tamamen farklı bir yaka tarzı tercih edilmiş. Hadi siyah formanın yakasını tüm formalarda kullanırsan biraz fazla olabilir, ama diğer 2 forma niye aynı tip yakaya sahip değil? Bu formaların aynı sezona ait olduğunu belli etmek için, bir tutarlılık yakalamak için aynı yaka tipinin tercih edilmesi daha doğru olmaz mıydı?

Son olarak Beko hakkında bir iki kelime etmek isterim. Öncelikle bazılarınız duymuştur, Beko'nun logosu değişti. Barcelona'nın formasında bunu kullanırken bizde niye eski logoyu tercih ettiler bilmiyorum. Belki Türkiye pazarında eski logoyu kullanmaya devam edeceklerdir, belki de taraftar bağlılığından dolayı eskisini tercih etmişlerdir. Bu bir yana, kullandıkları logo çok büyük, gerçekten çok büyük. Neredeyse göğüs reklamı ile aynı boyda. Sırf arkada diye umarım az para almamışızdır, çünkü fazlasıyla dikkat çekiyor. Beko diyince benim de aklıma 90'ların güzel Beşiktaş'ı geliyor, ama sanki bu iyi niyet ve gönül bağı biraz sömürülmüş, ayıp olmuş.

Genel olarak baktığımızda, forma kültürü açısından sevindirici gelişmeler yaşanmış, tanıtım metninde bile kulübün beyaz forma geleneğinden bahsedilmiş. Dev amblem gibi komikliklerden vazgeçilmiş. Fakat belki stad sponsorluğunun da etkisiyle Vodafone'a fazlasıyla iltimas geçilmiş. Yine benzer bir şekilde formada yer alması özel olarak rica edilen Beko'ya fazlasıyla cömert davranılmış. Bu durum da forma tasarımlarını olumsuz yönde etkilemiş. Geçen senin altında, ama geçtiğimiz 10 senenin ortalamasının üzerinde bir forma üçlüsü ortaya çıkmış.