4 Kasım 2009 Çarşamba

Gerçekler


Hadi itiraf edin, maçtan önce içinizde bir umut vardı değil mi? Ulan şaka maka bi gol sıkıştırsak, sonra da çılgın üçlü Sivok-Ferrari-Ernst kapanı kursa ve kurtları kitlesek diye geçirdiniz içinizden değil mi?

Maç öncesi gelen Ernst haberi zaten hayallerin dibine dinamiti bırakmıştı ama, maçın başlama düdüğü ile birlikte başlayan muazzam Wolfsburg presi adeta suratımızda tokkkaaat gibi patlamıştı. Ben uzun zamandan beri bir takımın bu kadar uzun süre, bu kadar boğucu bir pres yaptığını görmemiştim açıkcası. İkinci yarı bir ara kesilir gibi olan "Wolfsburg presi" tekrar hortladığında ise artık çok geçti..

Evet bu maçın önemi bir çok anlamda çok büyüktü: Bu sene ilk Şampiyonlar ligi galibiyetini alacaktık, tarihimizde ilk defa Şampiyonlar Ligi gruplarından çıkmanın eşiğine gelecektik vs.. ama ben açıkcası bu maçı; Wolfsburg'un beni derin derin düşünmeye iten ve kazara daldığım rüyalardan uyandıran presini gördüğüm maç olarak hatırlayacağım.

Şimdi kimse ah forvetler formsuz, uh bobo top alamadı, vah ernst oynamadı demesin, gerçekleri dökelim:

1-Futbolda fizik olarak (ister body balance diyin, ister ikili mücadelelerde ayakta kalmak diyin) en zayıf avrupa ülkesiyiz.

2-Bu bir-iki senede geliştirilebilecek bir durum değil ve bunu telafi etmek adına yapacağın tek şey olan "kondisyon" konusunda da sınıfta kalıyoruz. (Çok yorulduk biz! Ankaragücü maçını erkene alın ühühühühü)

3-Gözlerinizi kapatın: Şampiyonlar Liginde gruptan çıkmayı hak edecek orta halli bir takıma kaç oyuncu alırsınız mevcut kadrodan? (hadi oldukça iyimser olalım)

ilk 11: Ferrari-Ernst
İlk 18: Sivok-Serdar Özkan-Ekrem-Nobre-İsmail Köybaşı

Hadi şimdi herkes suratındaki tokatlarla birlikte dağılsın...

3 yorum:

Ege Sezen dedi ki...

Kısa vadede benim canımı sıkan en önemli şey takımın dengesiz oluşturulması. Yani defansta Ferrari gibi bir adamın, orta sahada Ernst gibi bir ön liberon varken forvetin Bobo ve Nobre olmamalı. "Altı kaval üstü şişhane" der eskiler bu duruma.

Tuncay dedi ki...

uefa'ya gidebilirdik... ama united o hayalleri de bitirdi.

sikintimiz gol atmak.. nasi atacagimizi artik ben bile bilmiyorum, ileriye gitmekten korkan bi takimimiz var..

Ege Sezen dedi ki...

Korkan değil, gidemeyen diyelim. Dahası bu maça özgü olarak "gidememe" yerini "sahamızdan çıkarmadılar"a bıraktı.