
Türk futbolunun kimlik ediniminde bu kadar köklü kulüplere rağmen en büyük yaradır tarihsizlik. Ne demek istiyorum? Nispeten yeni kulüplerden, en eski olan 3 büyük kulübümüze kadar, hiç birinin tarihi, kurumsal gelişimi doğru düzgün belli değildir.
Biraz geç kalsam da, bu konuda yazmaya Ege'nin
deplasman formalarıyla ilgili yazısı üzerine karar vermiştim. Ege orada Beşiktaş'ın renkleriyle ilgili klasik geyik olan
kırmızı-beyazdan ve doğru olup olmadığını bilmediğinden bahsetmişti.
İşin acı tarafı, bu masal 100. yıl için tarih araştırmalarını Tuğrul Yenidoğan yapana kadar resmi sitede de yazıyordu, ancak onun uğraşlarıyla düzeltildi. Öncelikle üstüne basa basa söylemek gerek, Beşiktaş'ın tarihin herhangi bir anında kırmızı-beyaz renklere sahip olduğu, Hezarfen Ahmet Çelebi diye bir adamın Galata'dan Üsküdar'a uçtuğu kadar büyük bir yalandır. En azından ikinci yalanı uyduranın Evliya Çelebi olduğunu biliyoruz, kırmızı-beyaz yalanını kimin uydurduğuna dair bir şey ise yok ortada. En üstte görülen 1906 tarihli rozette (Balkan savaşından 6 yıl önce!) Beşiktaş'ın renklerinin siyah beyaz olduğu ortada.
Yazıyı yazmama ikinci ilham veren yazı ise Ekşi Beşiktaş'ta yer alan
Beşiktaş tarihinden notlar idi. Bu yazıda da Beşiktaş armasıyla ilgili şu klasik efsane dillendiriliyordu:
Yani Beşiktaş arması neden olduğu gibiymiş, çünkü ilk beyaz şerit 1'i temsil ediyormuş bilmem ne, 1319 da Beşiktaş'ın kuruluş tarihiymiş Hicri takvime göre.
Hoooop! En aptal soruları soralım şimdi:
1) Beşiktaş'ın 1906 tarihli rozetinde 1903 kol gibi Miladi şekliyle yazılı da, armayı tasarlarken mi Hicri'ye göre tasarladılar?
2) Hadi diyelim öyle yaptılar, 1903 Hicri takvimde 1319'a mı denk gelmektedir gerçekten? Hemen söyleyeyim: Hayır. 1 Ocak 1903: 3 Şevval 1320'ye, 31 Aralık 1903 ise 13 Şevval 1321'e denk gelmektedir. Yani 1319 diye bir şeyin ihtimali bile yok.
3) Diyelim ki 1319 doğru. 1906 tarihli armada ortada bir Türk bayrağı yok, nasıl bir sayma hesabı armada olmayan parça için?
3. sorudan yola çıkarak, yeni bir efsaneye ve kritik bir soruya geçebiliriz. Beşiktaş'a "verilen" Türk bayrağı taşıma hakkı nedir? Beşiktaş'ın bugünkü arması ne zaman, kim tarafından tasarlanmıştır?
İkinci sorudan başlayalım. Şok edici ama, eldeki bilgiye göre, armayı kimin ne zaman tasarladığı belli değildir. 1959-60 şampiyonu şu takımın üstünde az çok bugün bildiğimiz logo vardır:
Aynı şekilde 1957'de Federasyon kupasını alan şu takımın üzerinde de:
Ama benim elimdeki resim arşivinde 1955'e ve öncesine dönünce arma kayboluyor. Tamamen tahmin olsa da, benim tahminime göre, ulusal düzeyde maçlar oynanmaya başlayınca (1955'te), TFF her takımın sahaya bir armayla çıkmasını istedi ve Beşiktaş'ın arması yaratıldı. Kim, nerede, ne zaman yaptı bilmiyorum.
Peki armanın ortasındaki Türk bayrağı nedir? Klasik hikayeye göre Beşiktaş 16 Mayıs 1952'de Yunanistan'a karşı Türk milli takımını temsil etmiş, dolayısıyla Adnan Menderes Beşiktaş'a bu hakkı tanımıştır. Yine hooop diyor, basit sorularımızı soruyoruz.
1) 16 Mayıs 1952 tarihinde Türk Milli Takımı'nın Yunanistan'la oynadığı bir maç var mıdır? Cevap hayır. Böyle bir maç olduğuna dair bir kayıt
yok. Bırakın 16 Mayıs'ı, 1952'de Yunanistan'la
milli maçımız yok.
2) Bazı yerlerde bu maçın Akdeniz Oyunları kapsamında olduğu ve Ümit Millilerin temsil edildiği söyleniyor, doğru olabilir mi? Öncelikle Ümit Milli maçların tarihçesi TFF sitesinde bile yok, dolayısıyla cevap vermek zor olacak gibi. Ama, 1952'de Akdeniz Oyunları olmadığını söyleyince sanırım cevap alınmış olacak.
Bayrağın armaya sonradan eklenmesi, Beşiktaş'ın milli takımı temsili gibi şeyler, kanıt görene kadar, benim gözümde hurafedir.
Gelelim kimler Türk bayrağını armasına koyabilir olayına. Sanırım en sert iddiayı burada yapacağım: Armasında Türk bayrağı bulunan bütün spor kulüpleri (Beşiktaş dahil)
suç işlemektedir. İdari bir suç olsa da,
Türk bayrağı kanunu ve
tüzüğünde derneklerin bayrağı kullanamayacağı açıkça belirtilmiş. Kanun ve tüzüğe aykırı uygulama için ya bunların değişmesi, ya da kanun hükmünde bir kararname çıkarılması gerekiyor, ancak bu kulüpler için böyle bir şey de yok. Aksini ispatlayana en azından bana yeni bir şey öğrettiği için müteşekkir olurum.
Beşiktaşlılar, sakın ola bu ne biçim iş her şeyimiz efsane diye üzülmeyin. Fenerbahçe, Galatasaray başta, bütün eski kulüplerimizin tarihi uydurmalarla ve bilinmezlerle dolu. Türk futbol tarihinin geçmişi ile ilgili duyduğunuz olayların tamamına yakını efsanedir.
Şimdilik tarihimizle ilgili benden bu kadar, belki istek gelirse diğer efsaneleri de incelerim.